Neden g11k?
Bir bülten değil, düşünme deneyi.
Düşünmek için okuruz diye bir inanış var. Ben tam tersini savunuyorum. Yazmak için düşünürüz. Bir fikir kafanızda dolaştığı sürece fikir değildir. Hayal, izlenim, belki önsezi. Ama onu bir cümleye sıkıştırdığınız anda test edilebilir bir şeye dönüşür. Yanlışlanabilir hale gelir. İşte o zaman gerçek düşünme başlar.
g11k bu ihtiyaçtan doğdu. Büyük bir aydınlanma anı yoktu. Bir sabah uyandım ve “dünyaya sesimi duyurmalıyım” demedim. Olan şu oldu: yıllardır yapay zekâ stratejisi, ürün tasarımı ve iş dünyasının kesiştiği o karmaşık bölgede çalışıyorum. Her gün onlarca makale okuyorum, onlarca konuşma yapıyorum, onlarca karar sürecine dahil oluyorum. Ve bir noktada fark ettim ki kafamdaki düşünceler birbirinin üstüne yığılıyor. Birikim var ama yapı yok. Her şeyi biliyormuş gibi hissediyorsun ama birisi “özetle” dediğinde dilin tutuluyor.
Yazma, o yığını çözmenin tek yolu.
İsmin hikayesi basit. g11k, Giray Batıtürk isminin numeronym hali. g, ortadaki 11 harf, k. Tıpkı Kubernetes’in k8s, internationalization’ın i18n olması gibi. Yazılımcıların uzun kelimeleri kısaltmak için icat ettiği bir sistem. Benim ismimi de kısalttı. Neden bu format? Çünkü bu bültenin doğduğu dünya bu. Teknoloji ile düşünce arasındaki o geçişken bölge. Bir ayağı kodda, bir ayağı metinde.
Peki burada ne bulacaksın?
Her hafta bir yazı. Bazen yapay zekâ dünyasından bir analiz. Bazen strateji ve iş dünyası üzerine bir düşünce. Bazen UX ve ürün tasarımından bir pratik kesit. Bazen de bunların hiçbiri. Sadece bir konunun peşine takılıp gitme. Hızlı tüketilip unutulacak türden değil. Sindirerek okunan, üstünde düşünülecek yazılar.
Ama şunu söylemem lazım: bu bir haber bülteni değil. “Bu hafta AI dünyasında neler oldu” diye başlayan yazılar aramıyorsan doğru yerdesin. Burada hız yok. Gündem takibi yok. Bir konuyu alıp evirip çevirme, farklı açılardan bakma, bazen de “aslında bu sorunun cevabı yok” deme cesareti var.
Türkçe teknoloji içeriğinde garip bir boşluk var. Bir tarafta her şeyi “devrim” ilan eden hype makinesi. Diğer tarafta sadece çeviri kokan, özgün bakış açısı olmayan aktarmalar. Ortada, bir konuyu hem teknik derinlikle hem de kültürel bağlamla ele alan çok az yer var. g11k o ortayı doldurmaya çalışıyor. Çalışıyor diyorum çünkü bu bir vaat değil, bir deneme. Deneme kelimesinin en eski anlamıyla: essai. Montaigne’in yaptığı gibi. Düşünceni kâğıda koyup “bakalım bu nereye gidecek” demek.
Ben Giray BATITURK . Gündüzleri şirketlerin yapay zekâyı iş süreçlerine entegre etmesine yardımcı oluyorum. Geceleri ise merak ettiğim şeylerin peşine düşüyorum. Bu bülten, o gece tarafının ürünü.
Eğer düşünmeyi seven, hızlı cevaplar yerine iyi soruları tercih eden biriysen, muhtemelen burayı seveceksin.
Tek sorum şu: sen ne merak ediyorsun?
